Bir kız kendisini oynaşmaya bir kaptırdı mı, beyin meyin aramayın onda.
"Sorun şu; bir kızla -yani, orospularla filan değil- bu iş tam
olacak gibiyken, başlıyor durmadan size dur demeye. Benim derdim de bu
işte; duruyorum. Çoğu herif durmuyor. Benim elimden gelmiyor. Durmanızı
gerçekten mi istiyorlar, veya yalnızca korkuyorlar mı, ya da işin
sonunda kusurun onların üstünde değil de sizin üstünüzde kalması için mi
dur diyorlar, hiç bilemiyorsunuz. Ben yine de, hep duruyorum. Sorun,
onlara acımam. Yani, bu kızların çoğu aptallaşıyor. Bir süre oynaştıktan
sonra, bir bakıyorsunuz, akılları başlarından gitmiş. Bir kız kendisini
oynaşmaya bir kaptırdı mı, beyin meyin aramayın onda. Ne bileyim? Dur
diyorlar, ben de duruyorum. Onları evlerine bıraktıktan sonra, keşke
durmasaydım diyorum, ama yine de durmadan edemiyorum."
...
"Oraya gittiğimde vakit daha erkendi, ben de lobide saatin yanındaki
deri kanepelerden birine oturup kızları seyrettim. Bir sürü okul çoktan
tatile girmiş, millet evine gelmişti, yaklaşık bir milyon tane kız
oturarak veya ayakta, buluşacakları oğlanların gelmesini bekliyordu.
Bacak bacak üstüne atmış kızlar, bacak bacak üstüne atmamış kızlar,
felaket bacaklı kızlar, rezalet bacaklı kızlar, harika görünen kızlar,
bir tanısanız ne orospu olduğunu bileceğiniz kızlar. Gerçekten güzel bir
manzaraydı, beni anlıyorsanız eğer. Bir bakıma, biraz da moral
bozucuydu, çünkü durmadan hepsinin başına ne rezillikler gelecek diye
meraka düşüyordunuz. Yani, liseden veya üniversiteden sonra. Herhalde
çoğu sersem heriflerle evlenecek diyordunuz. Hep o lanet arabalarının
mil başına kaç litre benzin yaktığından bahseden herifler. Golfte, ya da
ping pong gibi salak bir oyunda size yenildikleri için çocuk gibi kızan
herifler. Çok ters herifler. Çoksıkıcı herifler. Hiç kitap okumayan
herifler..."
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder